Hangi işte alçak gerilim yeter, hangi işte orta gerilim gündeme gelir
Alçak gerilim, 1000 voltun altında kalan tesisatın adı. Evde ve dükkânda kullandığınız 230 volt, panoya gelen 400 volt bu sınıfa giriyor. Orta gerilim ise 1 kV ile 36 kV arasındaki dağıtım katmanı; 34,5 kV ve 10,5 kV gibi seviyeler direklerde ve yeraltı kanallarında dolaşıyor, trafoda 400 volta iniyor. Şehirler arası taşımayı yapan iletim hatları bunun üstünde, 154 kV ve 380 kV seviyesinde kalıyor.
Kendi trafosu olan yapılarda OG işi devreye giriyor: siteler, oteller, soğuk hava depoları, üretim tesisleri. Talep edilen güç büyüdükçe dağıtım şirketi bağlantıyı orta gerilimden veriyor ve kablo trafo binasına kadar geliyor. Trafo çıkışından sonrası yeniden alçak gerilim işi oluyor.
Küçük ölçekte OG aramaya gerek yok. Daire tadilatında, dükkân yenilemesinde, ofis bölmesinde sayaçtan sonrası tamamen alçak gerilim; iş kolon hattı, pano beslemesi ve priz–aydınlatma dağıtımından ibaret kalıyor. Orta gerilim tarafında ise dağıtım şirketine onaylatılan bir proje, trafo yeri ve oraya kadar gelen bağlantı var; bu iş sahadan önce evrakla başlıyor.
Kablonun içindeki katmanlar ne işe yarıyor
Kablonun yapısı alçak gerilimde sade: iletken, yalıtkan, dolgu, dış kılıf. İletken bakır ya da alüminyum, yalıtkan çoğunlukla PVC veya çapraz bağlı polietilen. Kaçış yolu, otopark, kapalı hacim gibi yerlerde halojensiz tipler tercih ediliyor; yangında daha az yoğun duman ve aşındırıcı gaz çıkarıyorlar.
Orta gerilimde katman sayısı artıyor. İletkenin üstüne yarı iletken bir tabaka, onun üstüne yalıtkan, yalıtkanın üstüne ikinci bir yarı iletken tabaka, sonra bakır tel ekran ve dış kılıf geliyor. Yarı iletken tabakaların tek görevi elektrik alanını yüzeye eşit dağıtmak; aralarında minik bir boşluk kalırsa alan orada yoğunlaşıyor.
Yalıtım malzemesi çalışma sıcaklığını da belirliyor. PVC yalıtımlı kabloda iletken sürekli 70 °C'ye kadar çalışıyor, çapraz bağlı polietilende bu sınır 90 °C, kısa devre anında 250 °C. Aradaki fark, aynı kesitin taşıyabileceği akıma ve dolayısıyla seçime doğrudan yansıyor.
Ek yeri ve uçlar, hattın en çok zorlandığı noktalar
Kablo eki üç yoldan yapılıyor ve hangisini seçeceğimizi ortam belirliyor. Soğuk daralan setler alev istemiyor; menhol, kablo kanalı, yanıcı malzeme bulunan hacim gibi alevin sokulamayacağı yerlere bunlar giriyor. Sıcak daralan tipler şalome ile daraltıldığı için havalandırılan, yanıcı madde bulunmayan ve kablonun çevresinde dönmeye yer olan noktalarda kullanılıyor. Reçine dolgulu ekler ise rögar tabanı gibi su altında kalma ihtimali olan yerler için.
Başlık, ekranın kesildiği noktada yapılıyor ve elektriksel olarak en çok zorlanan yer orası. Ekranın bittiği noktada alan o kenarda yığılıyor; stres kontrol bandı ya da konisi bu yığılmayı dağıtmak için var. Dış mekân başlıklarındaki etekler süs değil, ıslak ve kirli yüzeyde kaçak akımın yolunu uzatıyor.
Nemli havada, tozlu ortamda ve aceleyle ek yapmıyoruz; yalıtkan yüzeyine yapışan tek bir toz tanesi bile alan dağılımını bozuyor. Açık alanda çadır kuruyor, yüzeyi temiz bezle siliyor, seti açmadan önce ellerimizi temizliyoruz. Yalıtımı soyarken iletkeni çentiklemek de aynı kapıya çıkıyor; çentik kesiti daraltıyor ve ısınma tam orada başlıyor.
Uçlarda pabuç işi başlıyor. Pabucu hidrolik pense ve kesitine uygun matrisle sıkıyoruz; yanlış matris veya eksik sıkım, yıllar içinde ısınan bir temas noktası bırakıyor. Alüminyum iletken bakır baraya bağlanacaksa bimetal pabuç kullanıyoruz, iki metalin doğrudan teması korozyona yol açıyor.
Kesit hesabı yalnızca akımla bitmiyor
Kesit seçerken üç şeye birden bakılıyor: sürekli akım taşıma kapasitesi, hat sonundaki gerilim düşümü ve kısa devre anında kablonun dayanacağı enerji. Mesafe uzadıkça belirleyici olan ikincisi oluyor; akım için yeterli görünen kesit, uzun hatta gerilim düşümü yüzünden bir üst kademeye çıkıyor.
Katalogdaki akım değeri ideal koşulun değeri. Toprak sıcaklığı, gömme derinliği, toprağın ısıyı iletme özelliği, yan yana çekilen kablo sayısı, boru içinde mi tava üzerinde mi olduğu — hepsi düzeltme katsayısıyla bu değeri aşağı çekiyor. Altı kabloyu aynı kanala yan yana koyduğunuzda hiçbiri katalogdaki akımı taşıyamıyor.
Hesap kabloyla bitmiyor, koruma cihazıyla birlikte yürüyor. Hattı besleyen şalterin açma akımı, düzeltme katsayılarıyla inen taşıma kapasitesinin altında kalıyor; tersi durumda şalter açmadan kablo ısınıyor. Kısa devre kontrolünde ise hattın kısa devre akımı ile şalterin açma süresi birlikte hesaba giriyor, bu ikisi bilinmeden kesitin o anda dayanıp dayanmayacağı söylenemiyor.
Güzergâh ve kanal, kapatıldıktan sonra düzeltilmiyor
Güzergâh kâğıt üzerinde değil, zeminde belli oluyor. Kazı başlamadan yolda hangi altyapının olduğunu araştırıyoruz; su, doğalgaz ve telekom hatlarıyla kesişme ve paralel gidiş noktalarını işaretliyoruz. Kesişme noktalarında kabloyu koruma borusuna alıyoruz ve iki hat arasında mesafe bırakıyoruz.
Dönüşleri kablonun izin verdiği yarıçapa göre planlıyoruz. Sahada en çok gördüğümüz hata, en küçük bükme yarıçapının altına inilmesi; dar dönüşe zorlanan kablonun yalıtkanıyla yarı iletken tabakası arasında gözle görünmeyen bir boşluk kalıyor ve arıza yıllar sonra tam o noktada çıkıyor. Üretici katalogu her tip için bu en küçük yarıçapı veriyor, köşe kutularını ve boru dönüşlerini o ölçüye göre yerleştiriyoruz.
Kanalın içi katman katman kuruluyor: tabana elenmiş kum, kablo, üstüne yine kum, sonra koruma plakası veya tuğla, onun üstüne uyarı bandı, en son dolgu. Taşlı dolgunun doğrudan kablonun üstüne atılması ilerideki arızanın hazırlığı oluyor. Dolgu tabaka tabaka sıkıştırılıyor, yoksa zemin çöküyor.
Kapatmadan önce fotoğraflıyor ve krokiye işliyoruz: derinlik, güzergâhın binaya göre ölçüsü, boru sayısı. Yıllar sonra oraya kazı yapacak biri için tek referans o kayıt. Mümkün olan yerde ileride çekilecek hat için boş bir boru bırakıyoruz; aynı kanalı ikinci kez açmak en zahmetli iş.
Kablo çekiminde güzergâhtan teste
Keşifte pano yerini, trafo ya da bağlantı noktasını ve güzergâhı birlikte geziyoruz. Çekilecek uzunluğu adımlıyor, dönüşleri ve boru geçişlerini not alıyoruz; ek gerekip gerekmediği ile kanal işinin kapsamı bu gezide netleşiyor. Enerji kesintisini hangi saatte alabileceğimizi de burada konuşuyoruz, çekim gününü o pencere belirliyor.
İşe başlarken hattı panodan ayırıyoruz, gerilimsizliği ölçü aletiyle doğruluyoruz ve panoya kimin çalıştığını yazıyoruz. Makara sehpasını kuruyor, güzergâh boyunca kılavuz makaraları, köşelere açı makarasını yerleştiriyoruz; ucuna kablo çorabı takıp dinamometreli vinçle çekiyoruz. Boru geçişlerinde önce kılavuz halat gönderiyoruz, sürtünme yüksekse kabloya zarar vermeyen kaydırıcı sıvı sürüyoruz. Makara başında ve hattın ucunda ayrı kişi duruyor, ikisi birbirini duyabiliyor; kablo makaraların üstünden ilerliyor, zemine sürtmüyor.
Enerji vermeden önce ölçüyoruz: iletken sürekliliği, damarlar arası ve damar–toprak izolasyon direnci, faz sırası. Orta gerilim hatlarında ekleri ve başlıkları bitirdikten sonra ayrıca gerilim testi uyguluyoruz. Bu ölçümler özel cihaz istiyor; sonuçları yazılı olarak veriyoruz.
Her kablonun iki ucuna aynı numarayı takıyoruz, numaraları pano şemasına ve krokiye işliyoruz. Teslimde kablo tipi, kesiti, uzunluğu, ek ve başlık yerleri, ölçüm değerleri elinizde kalıyor. Makara artıklarını, soyulan yalıtım parçalarını ve ambalajları bizimle birlikte çıkarıyoruz.