Elektrik ve Enerji Çözümlerimiz

Kamera ve Güvenlik Sistemleri

Güvenlik kamerası kurulumu, kayıt sistemi ve uzaktan telefondan izleme.

Kamera sisteminin değeri, olaydan sonra görüntünün gerçekten okunabilir olmasıyla ölçülür. Kamera yerleşimini görüş açısına ve gece performansına göre planlıyor, kayıt süresini ihtiyacınıza göre boyutlandırıyor ve telefondan izleme kurulumunu yapıyoruz.

Neler Yapıyoruz

  • IP ve analog güvenlik kamerası kurulumu
  • Kayıt cihazı (NVR/DVR) kurulumu ve disk boyutlandırma
  • Telefon ve bilgisayardan uzaktan izleme kurulumu
  • Gece görüş ve düşük ışık performansına göre kamera seçimi
  • Apartman, site ve iş yeri ortak alan kamera sistemleri
  • Mevcut sistemin bakımı, arıza giderme ve kamera ekleme
Hizmet Bölgesi

Nerelerde Hizmet Veriyoruz

Anadolu Yakası'nın 14 ilçesinin tamamında hizmet veriyoruz. Tüm hizmet bölgelerini görün.

Bilgi

Kamera Sistemini İşe Yarar Hale Getiren Detaylar

Kamera hangi sorunu çözüyor, hangisini çözmüyor

Kamera sistemi üç iş yapıyor: caydırıyor, olan biteni kaydediyor, uzaktan bakma imkânı veriyor. Dükkânın kasa önü, deponun koridoru, sitenin araç girişi, inşaat halindeki dairenin malzeme yığını — buralarda sonradan "kim, ne zaman" sorusunun cevabı aranıyor. Kamera o cevabı veriyor; olayı kendi başına durdurmuyor.

Yalnızca haber almak isteyen biri için kamera bazen fazla geliyor. Kapı açıldığında telefona bildirim düşmesi yeterliyse manyetik kontak ve alarm daha az yer ve daha az bakım istiyor. Kapıyı uzaktan açmak asıl ihtiyaçsa görüntülü diafon işi görüyor. Kamerayı, geriye dönük kayıt ve izleme gerçekten gerektiğinde öneriyoruz.

Görüntünün delil değeri, kameranın neyi ne kadar büyük gördüğüne bağlı. Bahçenin tamamını tek geniş açıyla gören kamera "birisi geçti" der, "kim geçti" demez. Onun için keşifte kamera saymadan önce cümle kuruyoruz: bahçe kapısında yüz görülecek, araç girişinde plaka okunacak, koridorda hareket takip edilecek. Ekipman listesi bu cümlelerden çıkıyor.

Kapalı devre görüntü kasetten diske, diskten ağ kablosuna geçti

Kapalı devre kamera, adını görüntüyü herkese değil kapalı bir hatta, yalnızca bağlı olduğu ekrana göndermesinden alıyor. İlk düzenler insanın yaklaşmasının zor ya da sakıncalı olduğu yerleri uzaktan görmek için kuruldu ve sadece canlı izlemeye yarıyordu; ekranın başında biri oturmuyorsa olan biten kayıtsız kalıyordu. Kayıt kısmı işin sonradan gelişen tarafı.

Uzun süre görüntü videokasete yazıldı. Kasetin üzerine defalarca yeniden kaydedildiği için kalite kayıttan kayda düşüyordu, aranan an genelde bulunamıyordu. Sabit diskli kayıt cihazı bunu bitirdi; artık tarih ve saat üzerinden saniyeye gidiliyor, hareket olan yerlere işaret konuyor.

Kablo tarafında iki hat var. Eski binalarda çekili duran koaksiyel kablo sağlamsa, onu değiştirmeden yüksek çözünürlüklü analog kameranın görüntüsünü taşıyabiliyoruz. Burada bir ayrım önemli: koaksiyel yalnız görüntü sinyalini taşıyor, kameranın 12 voltu ayrı bir damardan gidiyor — eski tesisatta çoğu zaman koaksiyelin yanında besleme çifti de bulunuyor, bulunmuyorsa görüntü hattı yerinde kalsa bile besleme için yeni kablo çekiyoruz. Sınır da belli: mesafe uzayınca görüntüde parazit ve renk kaçması başlıyor.

Diğer hat ağ kablosu. Ağ kamerası görüntüyü veri olarak yolluyor, beslemesini de aynı kablodan alabiliyor; PoE dediğimiz bu düzenin birkaç güç sınıfı var ve kızılötesi aydınlatması güçlü, ısıtıcılı ya da döner kameralar temel sınıfın üstünde güç çekiyor. Onun için ağ anahtarını port sayısına göre değil, bağlanacak kameraların güç sınıfına ve anahtarın toplam güç bütçesine göre seçiyoruz. Bir ağ kablosu segmenti pratikte 100 metreyle sınırlı, daha uzağa gidilecekse araya aktarma noktası koyuyoruz. Sıkıştırma tarafında H.265, aynı görüntü için H.264'ten belirgin biçimde az yer tuttuğu için diski daha uzun süre idare ediyor.

Gövde, objektif açısı ve kayıt tarafı ayrı ayrı seçiliyor

Dışarıda çoğunlukla uzun gövdeli tip kullanıyoruz; nereye baktığı uzaktan okunduğu için caydırıcılığı da var. Yarım küre gövde asma tavana ve dükkân içine oturuyor, bakış yönünü dışarıya belli etmiyor. Dış mekânda gövdenin toz ve su sızdırmazlık derecesine bakıyoruz; bu derece IP66 gibi iki haneli bir sayıyla yazılıyor ve ağ kamerası anlamındaki IP ile bir ilgisi yok — biri koruma sınıfı, diğeri görüntünün taşınma yöntemi. Güneşin gün boyu vurduğu yüzeye asılan kamera ısınıyor, gövde ısındıkça gece görüntüsündeki parazit artıyor; bu yüzden saçak altını ya da gün içinde gölgede kalan bir noktayı tercih ediyoruz.

Objektif açısı sonucu çözünürlükten daha çok belirliyor. Geniş açı çok yer gösteriyor ama görüntüdeki insanı küçültüyor; bir kişinin varlığını görmek, kim olduğunu tanımak ve kimliğini ayırt etmek için gereken piksel yoğunlukları birbirinden çok farklı. Kapı önünde yüz isteniyorsa kamerayı kapıya yakın ve dar açıda tutuyoruz, geniş açıyı genel takip için ayrı kanala veriyoruz.

Gece görüşü kızılötesi LED'lerle çalışıyor: gündüz renkleri doğru göstermek için devrede duran kızılötesi kesme filtresi (IR-cut) kenara çekiliyor, görüntü siyah–beyaza dönüyor. Karanlıkta poz süresi uzadığı için yürüyen insan iz bırakıyor; hareketin yoğun olduğu noktada bunu ayarla dengeliyoruz. Kızılötesinin en sık takıldığı yer kadraja giren yakın yüzeyler: saçak, yan duvar, korkuluk. Böyle bir yüzey ışığı kameraya geri yansıtınca o bölge parlıyor, kamera pozunu ona göre kısıyor ve asıl bakılan yer karanlıkta kalıyor — kamerayı birkaç santim öne alıp o yüzeyi kadrajdan çıkarıyoruz. Gündüzün sorunu ters ışık; arkası cam olan girişte insan siluete dönüyor, geniş dinamik aralık açık olmadığında yüz tamamen kayboluyor.

Kayıt tarafında kanal sayısını bugünün kamerasına göre değil, bir sonraki eklemeye yer bırakarak seçiyoruz. Disk, sürekli yazmaya göre üretilmiş olanlardan oluyor; masaüstü bilgisayar diski bu yükte ömrünü hızlı harcıyor. Cihazın durduğu yer de kararın parçası: görüntüyü kaydeden kutu girişte, herkesin uzanabileceği bir rafta duruyorsa sistemin en zayıf halkası orası oluyor, onu kilitli bir dolaba ya da göz önünde olmayan bir noktaya alıyoruz. Elektrik kesintisinde kaydın devam etmesi isteniyorsa kayıt cihazına ve ağ anahtarına kesintisiz güç kaynağı koyuyoruz.

Sahada en sık gördüğümüz kurulum hataları

Yükseklik listenin başında. Beş metrelik direğe asılan kamera tepeden bakıyor, kayıtta yüz yerine saç ve omuz kalıyor. İkinci klasik hata kamerayı pencerenin arkasına koyup içeriden dışarıya baktırmak: cam kızılötesini geri yansıttığı için gece ekranda dışarısı değil beyaz bir perde görünüyor.

Gece açılıp kapanan kameranın sebebi genelde kamera değil, besleme. Uzun ve ince kabloyla taşınan 12 volt yolda düşüyor; karanlıkta kızılötesi LED'ler devreye girip akım çekince gerilim eşiğin altına iniyor ve cihaz kendini yeniden başlatıyor. Hat uzunluğuna göre kesit seçiyoruz, gerilimi de panoda değil kameranın ucunda ölçüyoruz.

Su kameraya gövdesinden değil, neredeyse her zaman kablo girişinden giriyor. Kabloyu dışarıda doğrudan yukarıdan sokmak, yağmurun kablo boyunca akıp bağlantı kutusunda toplanmasına yol açıyor; girişin altında sarkma payı bırakıyoruz ve deliği sızdırmaz rakorla kapatıyoruz. Dış hatta güneşe dayanıklı kablo ve spiral kullanıyoruz, ek yerini duvarda açıkta bırakmıyoruz.

Şifre en çok atlanan yer. Kayıt cihazı fabrika şifresiyle bırakılıp internete açıldığında görüntüyü izleyen tek kişi ev sahibi olmuyor. Kurulumda yönetici şifresini değiştiriyoruz, izleyecek kişilere yetkisi kısıtlı ayrı kullanıcı açıyoruz, cihazın kendi kendine dışarıya kapı açmasını (UPnP) kapatıyoruz.

Telefondan izlemede ve apartman genelinde ne değişiyor

Telefondan izleme, diske yazılan kaydın kalitesinden bağımsız çalışıyor. Kayıt cihazı diske yüksek çözünürlüklü ana akışı yazarken telefona daha hafif ikinci bir akış yolluyor; bağlantı yavaşken görüntünün bulanıklaşması bundan. Darboğaz çoğunlukla internetin yükleme tarafı — indirme hızı yüksek olsa bile yükleme düşükse dört kamerayı aynı ekranda akıcı izlemek zorlaşıyor.

Bağlantıyı kurmanın iki yolu var. Cihazın üretici sunucusu üzerinden eşleşmesi kurulumu kolaylaştırıyor, çünkü modemde elle port açmak gerekmiyor; buna karşılık görüntü üçüncü bir tarafın sunucusundan geçiyor, yani gizliliğin bir kısmı o hizmetin eline kalıyor. İkinci yol modem üzerinde yönlendirme yapmak; sabit IP yoksa değişen adresi takip eden alan adı eşlemesi gerekiyor, bu da cihazı doğrudan internete açtığı için şifre disiplini ve yazılım güncellemesi sürekli takip istiyor. İkisi de risksiz değil, o yüzden uzaktan izleme gerçekten kullanılmayacaksa hiçbirini açmıyoruz.

Apartman ve sitede iş teknikten önce karara bakıyor: kameranın nereye bakacağı, kaydı kimin göreceği ve görüntünün ne kadar tutulacağı yönetimin kararıyla netleşiyor. Kamera ortak alanı görüyor — giriş, otopark, asansör önü, çöp alanı; daire kapısını, komşunun penceresini ve sokağın tamamını kadraj dışında tutuyoruz. Kayıt kişisel veri sayıldığı için (KVKK) girişe bilgilendirme levhası asılıyor, izleme yetkisi herkese değil yönetimin belirlediği kişiye veriliyor.

Araç girişinde plaka isteniyorsa bunu genel görüşlü kameradan beklemiyoruz. Plaka için kadrajı yalnız plaka yüksekliğine kurulu, poz süresi kısaltılmış ayrı bir kamera koyuyoruz; aynı direğe asılan geniş açılı kamera da aracın ve sürücünün genel görüntüsünü almaya devam ediyor. Mevcut sistemi genişletirken de aynı mantıkla ilerliyoruz: kanal boşsa kamera ekliyoruz, kayıt cihazı doluysa diski ve kanal kapasitesini önce büyütüyoruz.

Kamera kurulumunda izlediğimiz yol

Keşifte önce binanın etrafını dolaşıyoruz. Girişleri, kör noktaları, gece hangi lambanın yandığını ve kablonun hangi güzergâhtan gideceğini not ediyoruz. Sonra kamera başına tek cümle yazıyoruz. Kanal sayısı, objektif açısı ve disk boyutu bu listeden çıkıyor, katalogdan değil.

Montajda ilgili hattı panodan kesiyoruz, hattın gerçekten gerilimsiz kaldığını kontrol kalemine güvenmeden ölçü aletiyle doğruluyoruz. Kabloyu çektikten sonra iki ucunu test cihazıyla kontrol ediyoruz. Kamerayı yönlendirirken küçük test ekranını kameranın yanında tutup kadrajı yerinde görerek sabitliyoruz; kadraj ilk seferde tam oturmuyor, birkaç derece oynatmak gerekiyor.

Sistemin gerçek sınavı gece oluyor. Karanlık çöktükten sonra bütün kanalları tek tek açıp bakıyoruz: kızılötesi yakındaki saçaktan ya da korkuluktan geri yansıyor mu, saçak görüntünün yarısını kapatıyor mu, sokak lambası objektife doğrudan vuruyor mu, hareket algılama rüzgârda sallanan daldan tetikleniyor mu. Algılama alanını ve eşiğini burada daraltıyoruz — yoksa telefon boş bildirimle doluyor ve bir süre sonra kimse bakmıyor.

Çalıştığımız alanın altını örtüyoruz, delme gereken yerde tozu anında topluyoruz, sökülen eski parçalar ve ambalajlar bizimle birlikte çıkıyor. Her kablonun iki ucunu etiketleyip kayıt cihazındaki kanal numarasıyla eşleştiriyoruz; sonradan tek kamera arıza yaptığında hangi kablo olduğu aranmıyor. Teslimde uygulamayı telefona kuruyoruz, şifreleri size bırakıyoruz, tarih ve saat üzerinden geçmişe gitmeyi ve bir olay anını dışa aktarmayı birlikte deniyoruz.

Sık Sorulan Sorular

Kayıt kaç gün geriye gidiyor?

Disk dolduğunda en eski görüntünün üstüne yazılıyor, yani geriye dönüş süresini disk boyutu ve o diske ne yazdığınız belirliyor. Kamera sayısı, çözünürlük, saniyedeki kare sayısı ve sürekli mi yoksa yalnız hareket olduğunda mı kayıt yapıldığı bu süreyi doğrudan değiştiriyor. Yalnız hareketle kayıt aynı diskte belirgin biçimde daha geriye gitmeyi sağlıyor, ama eşik yanlış ayarlanırsa aranan an hiç kaydedilmemiş olabiliyor. Onun için sürekli geçiş olan kanalları kesintisiz kayıtta tutuyoruz, kalanını harekete bağlıyoruz.

Eski kamera kablolarım var, hepsini yeniden çekmek gerekiyor mu?

Çoğu zaman gerekmiyor. Çekili duran koaksiyeli test cihazıyla ölçüyoruz; sağlamsa üzerinden yüksek çözünürlüklü analog kameranın görüntüsünü alıyoruz. Şu ayrımı baştan söylüyoruz: koaksiyel yalnız görüntüyü taşıyor, besleme ayrı damardan gidiyor — eski hatta besleme çifti yoksa o kamera için yeni kablo çekmek gerekiyor. Ağ kamerası koyulacak her noktaya ise ağ kablosu gitmek zorunda, bunun kestirmesi yok; bu yüzden çoğu yerde karma kuruyoruz: kablosu sağlam noktalar analog kalıyor, yüz ya da plaka istenen birkaç noktaya ağ kablosu çekip ağ kamerası koyuyoruz, ikisini birlikte kaydeden cihazlar var.

İnternet kesilince kayıt duruyor mu?

Durmuyor. Görüntü kayıt cihazının içindeki diske yerelde yazılıyor; internet yalnızca telefondan izlemek ve bildirim almak için gerekiyor. Bağlantı geri geldiğinde kesinti sırasındaki kayıtları normal şekilde açıp izleyebiliyorsunuz. Kaydı gerçekten durduran şey elektrik kesintisi, onun için kayıt cihazına kesintisiz güç kaynağı koyuyoruz.

Gece yüz veya plaka okunuyor mu?

Kızılötesi aydınlatmada görüntü siyah–beyaza dönüyor ve poz süresi uzadığı için hareketli nesne iz bırakıyor. Yürüyen birinin yüzü, kamera yakınsa ve açı darsa okunuyor; uzaktaki geniş açılı kameradan bunu beklemek doğru olmuyor. Plakada işi zorlaştıran iki şey var: aracın hızı ve farın doğrudan objektife vurması — genel görüşlü kamerada plaka çoğu zaman beyaz bir leke olarak çıkıyor. O yüzden plaka istenen noktayı ayrı bir kamerayla, aracın yavaşladığı yere bakacak şekilde çözüyoruz.

Montaj için dükkânı kapatmak ya da evi boşaltmak gerekiyor mu?

Gerekmiyor. İş kamera noktalarında ve kablo güzergâhında yürüyor; elektrik yalnız çalışılan hatta kesiliyor, kasa ya da evin geri kalanı çalışmaya devam ediyor. En rahatsız edici kısım duvar delme oluyor, onu da güzergâhı önceden çizip tek turda bitiriyoruz. Süreyi kamera sayısı, güzergâhın uzunluğu, duvarın cinsi ve mevcut kablonun kullanılıp kullanılmayacağı belirliyor; betonda ilerlemek tuğlaya göre daha yavaş.

Fiyat neye göre değişiyor?

Kamera sayısı ve tipi, iç mi dış mekân mı olduğu, objektif seçimi, kayıt cihazının kanal sayısı, disk boyutu, kablo güzergâhının uzunluğu ve mevcut kablonun kullanılabilirliği belirliyor. Ağ kamerasına geçilecekse yeterli güç bütçesi olan PoE'li ağ anahtarı, kesintide kayıt isteniyorsa güç kaynağı da hesaba giriyor. Keşifte hepsini kalem kalem çıkarıp yazılı veriyoruz; telefonda tahminle rakam söylemiyoruz.

Elektrik işiniz için hemen konuşalım

Durumu telefonda anlatın, ne gerektiğini ve nasıl ilerleyeceğimizi netleştirelim.