Güç artırımı tam olarak neyi değiştiriyor
Sözleşme gücü, abonelik kurulurken beyan edilen ve dağıtım şirketiyle karara bağlanan çekiş sınırı. Ana kesicinin akım değeri bu sınıra göre seçiliyor, sayaçla birlikte mühürleniyor. Tesise yeni yük eklendiğinde ilk değişmesi gereken kablolar değil bu sınır oluyor; artırım, sözleşmedeki kW değerinin yukarı çekilmesi demek. Hattın ve pano malzemesinin yeni akıma göre yenilenmesi de bu kararın ardından geliyor.
Belirtiler genelde birbirine benziyor. Kompresör kalkarken ışıkların bir an kısılması, fırınla su ısıtıcısı aynı anda çalışınca ana kesicinin düşmesi, kaynak makinesi tetiklendiğinde bilgisayarın kapanması. Yükün tepe noktası sınırı geçtiği anda ana kesici görevini yapıyor ve devreyi açıyor.
Her şalter atması güç yetersizliği anlamına gelmiyor. Tek bir linyeye yığılmış priz yükü, gevşemiş bir klemens, zayıflamış nötr bağlantısı da aynı tabloyu üretiyor. Pens ampermetreyle faz akımlarına bakıyoruz; çekiş sözleşme gücünün altında kalıyorsa başvuru yerine pano düzenlemesi konuşuyoruz, boş yere resmi süreç başlatmıyoruz.
Üç faz meselesi nereden çıkıyor
Türkiye'de şebeke 50 Hz frekansta, faz-nötr arasında 230 V, fazlar arasında 400 V olarak çalışıyor. Eski alışkanlıkla 220/380 diyenler hâlâ var; Avrupa standartlarına uyum sonrası anma değerleri 230/400 olarak anılıyor. Sahada iki adlandırmaya da rastlıyoruz, ölçüm aleti gerçek değeri gösteriyor.
Üç fazın üstünlüğü, üç gerilimin birbirine göre 120 derece kaymış olmasından geliyor. Motor sargısında dönen alan kendiliğinden oluşuyor, tek fazlı motorlardaki yol verme kondansatörüne ihtiyaç kalmıyor. Aynı gücü üç iletkene bölmek faz başına akımı düşürüyor, kablo ısınması ve hat sonundaki gerilim düşümü rahatlıyor.
Tek fazda büyüyen tesiste akımın tamamı aynı iletken üstünde toplanıyor. Motorlu cihazların kalkış akımı nominal değerin katlarına çıktığı için gerilim anlık çöküyor, aynı hattaki aydınlatma kırpışıyor. Üç faza geçiş bu yüzden çoğu işte artırımın kendisi değil, artırılan gücü taşıyabilmenin yolu olarak gündeme geliyor.
Hangi parçalar değişiyor, hangileri yerinde kalıyor
Sayaç, tek fazdan üç faza geçilen işlerde mutlaka değişiyor. Sayaç ve ana kesici dağıtım şirketinin mührü altında duruyor; mühürlü bölgeye biz müdahale etmiyoruz, sökme ve takma işi şirketin onayıyla, kendi ekibinin gözetiminde yapılıyor. Bu yüzden sayaç değişimini uygulama takviminin ortasına değil, onay çıktıktan sonraki adıma yerleştiriyoruz.
Kolon hattı yeni akıma göre yeniden hesaplanıyor. Üç faz, nötr ve koruma iletkeni ayrı ayrı taşınıyor; kesit, hattın uzunluğu ve çekilecek akım birlikte değerlendirilerek seçiliyor. Mesafe uzadıkça gerilim düşümü belirleyici oluyor ve kesit, sırf akım için gerekenden bir kademe yukarı çıkabiliyor.
Pano içinde ana kesici, kaçak akım koruma ve linye sigortaları yenileniyor. Can güvenliği için 30 mA duyarlıklı kaçak akım rölesi ile yangın riskine karşı daha üst kademeli koruma ayrı ayrı düşünülüyor. Üç faza geçildiğinde tek fazda birikmiş yükler baştan dağıtılıyor, aksi halde bir faz dolarken diğer ikisi boş kalıyor.
Topraklama ölçülmeden hiçbir artırım tamamlanmıyor. Sahada kendi ölçümümüzü alıyoruz; dosyaya giren topraklama raporunu ise yetkili ölçüm kuruluşu düzenliyor. Endüktif yükü ağır tesislerde reaktif enerji ölçümü ve kompanzasyon panosu devreye giriyor. Talep edilen güç belli bir seviyeyi aştığında bağlantı alçak gerilimden karşılanamıyor, orta gerilim ve trafo konusu açılıyor.
Dosya dağıtım şirketinde hangi aşamalardan geçiyor
Proje aşamasında yük hesabı, tek hat şeması ve pano detayı hazırlanıyor; paftaların altında elektrik mühendisi imzası ve meslek odası vizesi bulunması gerekiyor. Projeyi mühendisine hazırlatıyor, dosyayı biz takip ediyoruz. İstenen evrak tesisin türüne göre değişiyor: tapu ya da kira sözleşmesi, yapı kullanma izni, işyerlerinde vergi kaydı, yetkili kuruluşça düzenlenmiş topraklama ölçüm raporu. Listeyi baştan tamamlıyoruz, çünkü eksik bir belge dosyayı başa döndürüyor.
Başvuru sonrası dağıtım şirketi dosyayı kendi şebeke verisiyle karşılaştırıyor. Besleyen trafonun ve binaya gelen kolonun kapasitesi bakılan ilk şey. Talep edilen güç mevcut altyapıdan karşılanamıyorsa bağlantı görüşünde farklı bir çözüm öneriliyor; bunu peşinen bilmek, yanlış beklentiyle iş başlatmayı önlüyor.
Onay çıkınca bağlantı anlaşması güncelleniyor, güvence bedeli yeni güce göre yeniden hesaplanıyor, sayaç değişimi ve mühürleme yapılıyor. Sözleşmedeki güç değeri kayda geçtikten sonra ana kesici yeni değerinde çalışmaya başlıyor. Süreci biz takip ediyoruz, hangi aşamada olduğunu arayıp sormanıza gerek kalmıyor.
Karar verirken baktığımız şeyler ve sahada gördüğümüz hatalar
Kurulu güçle gerçek çekiş aynı şey değil. Cihaz etiketlerindeki kW değerlerini toplayınca ortaya kimsenin çekmediği bir rakam çıkıyor; asıl soru hangi cihazların aynı anda çalıştığı. Gereğinden büyük güç istemek güvence bedelini şişiriyor, dar hesaplamak ise aynı işi ikinci kez yaptırıyor.
Sahada en sık karşılaştığımız müdahale, atan şalterin daha büyüğüyle değiştirilmiş olması. Panoyu açtığımızda kesicinin üzerinde 40 amper yazarken hattın 25 amperlik kesitte olduğunu görüyoruz; bağlantı vidalarında kararma, yalıtımda sertleşme ve klemens çevresinde is izi bunu ele veriyor. Böyle bir panoda ilk iş kesiciyi hattın taşıyabileceği değere geri çekmek, ardından gerçek yükü ölçüp artırımın gerekip gerekmediğine bakmak oluyor.
Elektrikli araç şarjı ayrı bir başlık. Tek fazlı üniteler 7,4 kW civarında, üç fazlılar 11 ile 22 kW arasında çalışıyor ve bu yük anlık değil, saatler boyu sürekli. Şarj hattında doğru akım bileşenine duyarlı kaçak akım koruması gerekiyor; standart bir röle bu görevi karşılamıyor.
Abonelik kimin adına, tesisat kimin mülkünde, bunu en baştan netleştiriyoruz. Kiracı olarak oturuyorsanız kalıcı tesisat değişikliği mülk sahibinin yazılı onayını gerektiriyor. Apartmanda ortak kolon hattı kullanılıyorsa yönetim kararı da dosyanın parçası oluyor.
Keşiften teslime nasıl ilerliyoruz
Keşifte önce mevcut durumu okuyoruz: faturadaki sözleşme gücü, sayaç etiketindeki değerler, ana kesicinin üzerindeki akım, pano içindeki linye dağılımı. Ardından cihaz cihaz yük listesi çıkarıyoruz; hangi makine kaç kW, günün hangi saatinde, kaç saat çalışıyor. Konuşma bu listenin üzerinden yürüyor.
Ölçüm aşamasında faz akımları, faz-nötr gerilimleri ve nötr üzerindeki akım kaydediliyor. Klemens sıcaklıkları kontrol ediliyor, yalıtım direnci ve topraklama ayrı ayrı ölçülüyor. Çıkan değerleri yazılı veriyoruz, böylece önerilen gücün nereden geldiği tahmine değil kayda dayanıyor.
Proje ve evrak koşturmacasını üstleniyoruz: projeyi mühendisine hazırlatıyor, gereken topraklama raporunu yetkili ölçüm kuruluşundan temin ediyor, dosyayı aşama aşama takip ediyoruz. İmza gereken yerde ne için imza attığınızı anlatıyoruz. Başvuru ilerlerken uygulama takvimini birlikte kuruyoruz, çünkü işletmede kesinti saatinin yanlış seçilmesi tek başına bir günü götürüyor.
Uygulama günü çalışılacak hat panodan ayrılıyor, hatta gerilim kalmadığı kontrol kalemiyle değil iki uçlu gerilim test cihazıyla doğrulanıyor. Çalışma alanının altı örtülüyor, delme gereken noktada toz anında toplanıyor. Her linye numaralanıyor, pano kapağının içine güncel şema yapıştırılıyor; sökülen eski malzeme ve ambalajlar bizimle birlikte çıkıyor.