Hangi belirtide arıza tespiti gerekir, hangisinde gerekmez
Arıza tespiti, elektriğin nerede kesildiğini ya da nereye kaçtığını ölçerek bulma işi. Belirti basit görünüyor: bir priz çalışmıyor, sigorta durmadan atıyor, ışıklar cihaz devreye girince kısılıyor, prizden yanık kokusu geliyor. Belirtinin arkasındaki neden ise duvarın içinde, buatta veya panoda olabiliyor. Ölçmeden hangisi olduğunu söyleyen kişi tahmin yürütüyor demektir.
Her sorun tesisat arızası değil. Tek bir armatür yanmıyorsa önce ampule ve duya bakıyoruz; tek bir cihaz çalışmıyorsa aramaya cihazın kendi kartından ve kablosundan başlıyoruz. Apartmanın tamamı karanlıksa akla ilk gelen dağıtım tarafındaki kesinti oluyor, ama aynı sonucu binanın ana sigortası, ana panosu veya kolon hattı da veriyor; bunlar sayaçtan sonrası olduğu için binanın kendi sorumluluğunda kalıyor. Sayaç öncesindeki hatta biz müdahale etmiyoruz, orası dağıtım şirketinin işi.
Bekletilmemesi gereken belirtiler ayrı duruyor. Priz kapağının ısınması, pano kapağını açınca gelen sıcaklık, ütü veya kombi çalışırken duyulan cızırtı, metal yüzeye dokunurken hissedilen karıncalanma. Böyle bir durumda ilgili şalteri indirip aramak doğrusu; hat enerjili kaldıkça arıza ilerliyor.
Sigorta neden atar, elektrik nereye kaçar
Panodaki iki koruma iki ayrı işi yapıyor. Otomatik sigorta aşırı akıma ve kısa devreye bakıyor, hattan geçmemesi gereken büyüklükte akım geçince açıyor. Kaçak akım rölesi ise akımın büyüklüğüyle ilgilenmiyor; gidiş ile dönüş arasındaki farkı izliyor. Hangisinin attığı, arızanın hangi aileden olduğunu daha ilk dakikada söylüyor.
Kaçak akımın mantığı bir denge üzerine kurulu: fazdan giden akım, nötrden aynı miktarda dönmeli. Dönmeyen kısım başka bir yol bulmuş demektir; nemli bir duvar, zedelenmiş yalıtım ya da elektriğe temas eden bir insan. Konutta insan koruması için tanımlı eşik 30 miliamper, yani röle gözle görülmeyen bir farkı yakalayıp devreyi kesiyor.
Isınan bağlantıların arkasında da ölçülebilir bir fizik var. Klemens gevşeyince temas yüzeyi küçülür, direnç artar; açığa çıkan ısı akımın karesiyle büyür. Aynı gevşek bağlantıda çekilen akım iki katına çıktığında ısı dörde katlanıyor. Isınan priz bu yüzden kendini besleyen bir arızaya dönüşüyor: metal genleştikçe bağlantı daha da gevşiyor, gevşedikçe daha çok ısınıyor.
Arızayı hangi aletle buluyoruz
Multimetre ve pens ampermetre işin ilk iki aleti. Multimetreyle gerilimi, sürekliliği ve direnci ölçüyoruz; kopuk bir nötrü veya ters bağlanmış bir hattı burada yakalıyoruz. Pens ampermetre kabloyu kesmeden üzerinden geçen akımı okuyor, hangi hattın ne kadar yük çektiğini gösteriyor. Sürekli atan sigortanın sebebi çoğu kez bu ikinci ölçümde ortaya çıkıyor.
İzolasyon direnci ölçümü enerjisiz yapılıyor. Hat panodan ayrılıyor, iletkenle toprak arasına 500 volt mertebesinde doğru gerilim uygulanıyor ve yalıtımın gösterdiği direnç okunuyor. Sağlam bir tesisatta değer megaohm mertebesinde çıkıyor; düşük çıkması yalıtımın nem çektiğini veya bir yerde zedelendiğini söylüyor. Nemden gelen kaçakları görünür kılan ölçüm budur.
Kaçak akım rölesinin kendisi de ölçülüyor. Pano kapağındaki test butonu yalnızca mekanizmanın hareket ettiğini gösterir, rölenin kaç miliamperde ve kaç milisaniyede açtığını söylemez. Test cihazıyla bakınca yıllardır yerinde duran bazı rölelerin eşiği kaçırdığını ya da geç açtığını görüyoruz. Açmayan röle olmayandan daha risklidir, çünkü koruma var sanılır.
Sıva altındaki güzergâhı hat izleyiciyle takip ediyoruz: kabloya sinyal veriliyor, alıcı duvar üzerinde sinyalin izini sürüyor. Yük altındaki panoda ısınan klemensi ise termal kamera hiçbir yere dokunmadan gösteriyor. İkisi de gözle görülmeyeni yer olarak işaret ediyor; hangi buatın, hangi güzergâhın şüpheli olduğunu böyle çıkarıyoruz.
En zoru, ölçüm anında ortada olmayan arızalar
Bazı arızalar biz kapıdan girince ortadan kayboluyor. Sigorta günde bir kez atıyor ama hep aynı saatte değil; kaçak akım rölesi yalnızca yağmurlu günlerde açıyor; priz bazen çalışıyor bazen susuyor. Hepsi gerçek arıza, ölçüm anında kendini göstermiyor.
Nemden gelen kaçaklar bu kümenin başında geliyor. Dış cephedeki buat, balkon armatürü, banyo havalandırma hattı, çatıdan sızan su. Yalıtım ıslakken direnç düşüyor ve röle açıyor; hava kuruyunca değer toparlanıp ölçüm temiz çıkıyor. Yağmurdan sonraki gün yapılan ölçüm bu yüzden kuru bir haftanın ortasındakinden çok daha fazlasını söylüyor.
Böyle bir arızada acele etmiyoruz. Hattı yük altında ölçüyoruz, şüpheli devreleri tek tek ayırıp eliyoruz, gerektiğinde bir hattı ayrı bırakıp gözlem süresi tanıyoruz. Ev sahibinden de not tutmasını istiyoruz: hangi gün, hangi saat, hangi cihaz çalışırken. O notlar bazen en pahalı cihazdan daha çok yol aldırıyor.
Sık gördüğümüz yanlışlar
Panoyu açtığımızda çoğu kez atan sigortanın yerine daha yüksek amperlisinin takıldığını görüyoruz. Sigorta cihazı değil kabloyu koruyor ve değeri hattın kesitine göre seçiliyor. İnce kesitli bir priz hattına yüksek amperli sigorta takıldığında sigorta artık atmıyor, ama kablo ısınmaya devam ediyor. Susan sigorta sorunun çözüldüğünü göstermiyor, yalnızca uyarıyı kapatıyor.
Kimisi kaçak akım rölesini köprülüyor, kimisi panodan tamamen çıkarıyor. Röle rahatsız edecek sıklıkta açtığı için devre dışı bırakılıyor, oysa açmasının bir sebebi var. Kaynağı bulunmadan susturulduğunda geriye yalnızca risk kalıyor. Böyle bir pano gördüğümüzde önce kaçağın kaynağını arıyoruz, korumayı sonra yerine takıyoruz.
Kontrol kalemi de yanıltıyor. Kalem, yanından geçen kablonun indüklediği gerilimle yanabiliyor; enerjisi kesilmiş bir hatta bile enerji varmış izlenimi veriyor. Nötrü kopmuş bir tesisatta ise cihazların üzerinden gerilim nötr iletkenine biniyor ve enerjisiz sandığınız nötr ucu kalemi yakıyor. Enerjinin kesildiğini kalemle değil ölçü aletiyle doğruluyoruz, üstelik aleti önce bilinen enerjili bir noktada deneyerek.
Arızaların bir bölümü doğrudan ek yerlerinden çıkıyor. Bantla sarılmış ek, buat dışında bırakılmış birleşim, sıvanın altına gömülüp bir daha erişilemeyen klemens, farklı metallerin doğrudan birbirine burulması. Ekler buat içinde, uygun klemensle ve sonradan açılabilecek şekilde kalmalı. Onarım sırasında karşımıza çıkan eski ekleri de aynı şekilde düzeltiyoruz.
Arıza çağrısında sırayla ne yapıyoruz
Telefonda birkaç soru soruyoruz: hangi sigorta atıyor, ne zaman başladı, hangi cihaz çalışırken oluyor, yağmurla bir ilgisi var mı. Anadolu Yakası'nda keşfe çıkarken hangi ölçüm aletlerini yanımıza alacağımızı bu cevaplara göre belirliyoruz. Keşfe panoda başlıyoruz; hatların dağılımını, sigorta değerlerini ve koruma düzenini çıkarıyoruz.
Sonra daraltmaya geçiyoruz. Hatları tek tek ayırıyoruz, arıza hangi grupta kalıyorsa o grubu ikiye bölüyoruz, her adımda şüpheli alanı küçültüyoruz. Sabit bağlı cihazları da ayrı ayrı devreye alıp ölçümü tekrarlıyoruz; arıza cihazın içindeyse tesisattan burada ayrılıyor.
Çalışmaya başlamadan ilgili hattı panodan indiriyoruz ve uçlarda gerilim kalmadığını ölçerek görüyoruz. Zemini örtüyoruz, delme gereken yerde tozu anında topluyoruz, yakındaki eşyayı önce kenara alıyoruz. Onarımda kullanacağımız malzemeyi hattın kesitine ve yüküne göre seçiyoruz; parçanın gözle benzemesi yetmiyor, ölçüsünün uyması gerekiyor.
İş bittiğinde ölçümü tekrarlıyoruz. İzolasyon direncini yeniden okuyoruz, kaçak akım rölesinin açma değerini ve süresini test cihazıyla kontrol ediyoruz, prizlerde topraklamanın gerçekten bağlı olup olmadığına bakıyoruz. Her sigortanın üzerine hangi hattı beslediğini yazıyoruz, böylece sonraki arızada aynı yol baştan yürünmüyor. Değişen bozuk parçayı size gösteriyoruz, sonra ambalajlarla birlikte biz götürüyoruz.